Susmuştuk, bir baykuş
kapı aralığına sıkışmış bir ruh gibi bağırmıştı.

.
Didem Madak
.
24.07.11’den beri şiirler çiçeksiz..

Susmuştuk, bir baykuş

kapı aralığına sıkışmış bir ruh gibi bağırmıştı.

.

Didem Madak

.

24.07.11’den beri şiirler çiçeksiz..

Gözlerin hep derinlerde
kayıp giden yıldız gibi
gözlerin bir hüzün şarkısı.

(….)Beni hoyrat bir makaslaEski bir fotoğraftan oydular.

(….)

Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular.

hivronn:

Sen hep varsın koca gülüşlü adam. Ardında bıraktıkların var, izlerin var.

"Haziranda ölmek zor" diyor şair. Ve sen Haziran karasında göz kırptın yıldızlara. Ölüm, büyüklüğünle, Yılmazlığınla, Mazlumluğunla kendinden utanmıyor küçük general.
29062011 
Mazlûm Erencî

hivronn:

Sen hep varsın koca gülüşlü adam. Ardında bıraktıkların var, izlerin var.

"Haziranda ölmek zor" diyor şair. Ve sen Haziran karasında göz kırptın yıldızlara. Ölüm, büyüklüğünle, Yılmazlığınla, Mazlumluğunla kendinden utanmıyor küçük general.

29062011 

Mazlûm Erencî

"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”
.

Kazım Koyuncu
.
Dağların çocuklarından denizin çocuğuna selam olsun şair ceketli çocuk..

"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”

.

Kazım Koyuncu

.

Dağların çocuklarından denizin çocuğuna selam olsun şair ceketli çocuk..

"İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi."

"Anam ölmüş bugün. Belki de dün, bilmiyorum. İhtiyarlar Yurdundan bir telgraf aldım:
'Anneniz vefat etti. Yarın kaldırılacak. Saygılar.'
Bundan başka bir şey anlaşılmıyor. Belki de dündü.”
Albert Camus, Yabancı, s.11

"Anam ölmüş bugün. Belki de dün, bilmiyorum. İhtiyarlar Yurdundan bir telgraf aldım:

'Anneniz vefat etti. Yarın kaldırılacak. Saygılar.'

Bundan başka bir şey anlaşılmıyor. Belki de dündü.”

Albert Camus, Yabancı, s.11

hivronn:

Yalnızlığın coğrafyası yok. Ama insan sevdiklerinden oluşan kozasını geride bırakıp yabancı olarak damgalandığı bir yerlerde oldu mu, yalnızlığın kokusuna karşı daha bir keskinleşiyor burnu. İçinizdeki kelebeğin ağıt yakarak gövdenizde dolaşması acının en stratejik yöntemi, bir günlük acı, ama dünyaya bedel.Özgür Bacaksız, Deli Çocuğun Güncesi, s.46

hivronn:

Yalnızlığın coğrafyası yok. Ama insan sevdiklerinden oluşan kozasını geride bırakıp yabancı olarak damgalandığı bir yerlerde oldu mu, yalnızlığın kokusuna karşı daha bir keskinleşiyor burnu. İçinizdeki kelebeğin ağıt yakarak gövdenizde dolaşması acının en stratejik yöntemi, bir günlük acı, ama dünyaya bedel.

Özgür Bacaksız, Deli Çocuğun Güncesi, s.46

Bağımlılık yapar..

Bir
sürü 
çocuğu 
öldürdüler . . 

İbrahim Aras ..

Bir

sürü

çocuğu

öldürdüler . . 

İbrahim Aras ..

…
Bir bekleyiş, bir yitişe adını çiziyordu.
Şırnak…

Bir bekleyiş, bir yitişe adını çiziyordu.

Şırnak…

Üçü bir arada güzellik hem de ilk basımlardan.

Üçü bir arada güzellik hem de ilk basımlardan.

Rojbaş!